Saat akşamın 7’si. Bebeğiniz besledin, bezini değiştirdin, kucağına aldın… ama ağlaması bir türlü dinmiyor. Tanıdık geldi mi? Bu sahneyi yaşayan tek anne siz değilsiniz, emin olun.
Bu duruma genellikle “kolik” deniyor ve pek çok yeni ebeveyni derinden endişelendiriyor. Ama merak etmeyin, birlikte ne olduğuna bakalım.
Kolik Nedir, Ne Değildir?
Kolik, tıbbi bir hastalık değil. Sağlıklı bir bebeğin, belirli saatlerde (genellikle akşamüzeri) uzun süre, teselli edilemeyen şekilde ağlamasına verilen isim. Genellikle 2-3 haftalıkken başlar, 3-4 aylıkken kendiliğinden geçer.
“3’ler Kuralı” diye bilinen basit bir tanım var: Günde 3 saatten fazla, haftada en az 3 gün, en az 3 hafta boyunca süren ağlama nöbetleri.
Neden Oluyor?
Doğrusu, tam olarak kimse bilmiyor. Sindirim sisteminin olgunlaşmamış olması, gaz, aşırı uyarılma gibi teoriler var, ama kesin bir sebep yok. Önemli olan şu: Bu, sizin bir şeyi yanlış yaptığınız anlamına gelmiyor.
Peki Ne Yapabilirim?
Kesin bir “tedavi” yok ama rahatlatıcı olabilecek birkaç şey deneyebilirsiniz:
Kundaklama. Bazı bebekler sıkıca sarıldığında kendini daha güvende hisseder.
Beyaz gürültü. Saç kurutma makinesi veya süpürge sesi gibi monoton sesler bazı bebekleri sakinleştirir.
Hareket. Kucakta sallamak, arabada gezdirmek veya bebek arabasıyla yürüyüş bazen işe yarar.
Karnına hafif masaj. Saat yönünde, yumuşak dairesel hareketlerle karnını ovmak gazı gidermeye yardımcı olabilir.
Ne Zaman Doktora Gitmeliyim?
Ateş, kusma, kanlı dışkı, beslenme reddi veya bebeğin normalden çok farklı bir ağlama sesi çıkarması gibi durumlarda mutlaka bir çocuk doktoruna başvurun. Kolik, bebeğinizin genel olarak sağlıklı ve iyi beslendiği durumlarda düşünülür.
En Önemlisi: Kendinize İyi Bakın
Sürekli ağlayan bir bebekle saatler geçirmek yorucu, hatta bazen bunaltıcı olabilir. Bu tamamen normal bir his. Bebeğinizi güvenli bir yere (beşiğine) bırakıp birkaç dakika başka bir odaya geçmeniz, derin nefes almanız hiçbir şeyi kötüleştirmez, aksine sizi toparlar.
Unutmayın: Bu dönem geçici. Birkaç ay sonra bu zorlu akşamları geride bırakmış olacaksınız. O zamana kadar, kendinize de nazik davranmayı ihmal etmeyin.
